Ressam : Pierre Auguste Renoir (1841-1919)
Resmin Adı : Jeanne Samary - La Reverie (1877)
Nerede : The Pushkin Museum of Fine Arts, Moskova, Rusya
Boyutu : 56 cm x 46 cm
Renoir, Fransız aktrist Jeane Samary’nin birden fazla portresini yapmıştı. Ama bu en özeli, hatta Renoir’in en dokunaklı portresi bu bence. Yağlı boyayı adeta pastel boya kullanır gibi kesik kesik kullanmış ve sadece gözlerde fazladan bir keskinlik, tilt-shift etkisi. İnsanı içine çekiyor. Renoir ile Samary’nin bir aşk yaşadığı ile ilgili dedikodular var.  Nitekim böyle bir portrenin aşık olmadan yapılamayacağını düşünüyorum. Ancak Samary, Renoir ile 3 yıl kadar çalıştıktan sonra, Renoir’ı yeterince iyi bulmadığını ve akademik yönü güçlü başka ressamlarda çalışacağını söylemiş. Affınıza sığınarak Samary’ye “sen ne anlarsın” diye seslenmek istiyorum, sonuç olarak Samary’nin Renoir’ı beğenmeyip, 1880’de yaptırdığı portre bu. Bu durum Renoir’ı fazlasıyla kırmış olmalı. “Luncheon of the Boating Party" resmini anlatırken bahsetmiştim, Renoir solda kucağında köpeğiyle oynayan Aline ile 1890’da evlenmişti. Bu resimde sağda, siyah eldivenler içindeki elini yüzüne götürmüş olan kadın ise Samary. Renoir normalde başrol verdiği bu kadından ister istemez uzaklaştığı belli oluyor. Samary’nin 1880’de poz verdiği tam boy portresine ve bir de aynı yıl Luncheon of the Boating Party’de 13 kişiden biri olarak dahil olduğu resimlere tekrar bakın. Bugün hangisi bir şaheser kabul ediliyor?  Renoir’in hayatından bahsederken, sadece bir 10 yıl kadar izlenimci üslupta resim yaptığını, ancak izlenimcilikte de dahil olmak istemediği kurallar çıkınca (Renoir’e göre), kendine başka bir yön çizmişti. Bu saygı duyulacak bir karar olmakla beraber beni her zaman şaşırtmıştı. Bilmiyoruz ki, belki de bu kadın, yani Samary, onun için gerçekten özeldi, çok incinmişti ve sadece onun akademik ressamları kendisinin üstünde tutması, bir çeşit hırsa sebep olmuştu. Ancak laf aramızda, Renoir’ın izlenimcilik sonrası yaptığı resimler, bana göre oldukça başarısız… Hele o nüler benim hep gözümü tırmalamıştır. Renoir’ın hayatını Dance at Le Moulin de la Galette resmi eşliğinde 12 Mart‘ta kısaca anlatmıştım. 6 Kasım‘da Luncheon of the Boating Party, 11 Aralık‘ta The Theather Box ve 17 Ocak’ta ise Two Sisters resmine yer vermiştim. Hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın. High-res

Ressam : Pierre Auguste Renoir (1841-1919)

Resmin Adı : Jeanne Samary - La Reverie (1877)

Nerede : The Pushkin Museum of Fine Arts, Moskova, Rusya

Boyutu : 56 cm x 46 cm

Renoir, Fransız aktrist Jeane Samary’nin birden fazla portresini yapmıştı. Ama bu en özeli, hatta Renoir’in en dokunaklı portresi bu bence. Yağlı boyayı adeta pastel boya kullanır gibi kesik kesik kullanmış ve sadece gözlerde fazladan bir keskinlik, tilt-shift etkisi. İnsanı içine çekiyor. Renoir ile Samary’nin bir aşk yaşadığı ile ilgili dedikodular var.  Nitekim böyle bir portrenin aşık olmadan yapılamayacağını düşünüyorum. Ancak Samary, Renoir ile 3 yıl kadar çalıştıktan sonra, Renoir’ı yeterince iyi bulmadığını ve akademik yönü güçlü başka ressamlarda çalışacağını söylemiş. Affınıza sığınarak Samary’ye “sen ne anlarsın” diye seslenmek istiyorum, sonuç olarak Samary’nin Renoir’ı beğenmeyip, 1880’de yaptırdığı portre bu. Bu durum Renoir’ı fazlasıyla kırmış olmalı. “Luncheon of the Boating Party" resmini anlatırken bahsetmiştim, Renoir solda kucağında köpeğiyle oynayan Aline ile 1890’da evlenmişti. Bu resimde sağda, siyah eldivenler içindeki elini yüzüne götürmüş olan kadın ise Samary. Renoir normalde başrol verdiği bu kadından ister istemez uzaklaştığı belli oluyor. Samary’nin 1880’de poz verdiği tam boy portresine ve bir de aynı yıl Luncheon of the Boating Party’de 13 kişiden biri olarak dahil olduğu resimlere tekrar bakın. Bugün hangisi bir şaheser kabul ediliyor?  Renoir’in hayatından bahsederken, sadece bir 10 yıl kadar izlenimci üslupta resim yaptığını, ancak izlenimcilikte de dahil olmak istemediği kurallar çıkınca (Renoir’e göre), kendine başka bir yön çizmişti. Bu saygı duyulacak bir karar olmakla beraber beni her zaman şaşırtmıştı. Bilmiyoruz ki, belki de bu kadın, yani Samary, onun için gerçekten özeldi, çok incinmişti ve sadece onun akademik ressamları kendisinin üstünde tutması, bir çeşit hırsa sebep olmuştu. Ancak laf aramızda, Renoir’ın izlenimcilik sonrası yaptığı resimler, bana göre oldukça başarısız… Hele o nüler benim hep gözümü tırmalamıştır. Renoir’ın hayatını Dance at Le Moulin de la Galette resmi eşliğinde 12 Mart‘ta kısaca anlatmıştım. 6 Kasım‘da Luncheon of the Boating Party, 11 Aralık‘ta The Theather Box ve 17 Ocak’ta ise Two Sisters resmine yer vermiştim. Hatırlamak isterseniz tarih linklerine tıklayın.